Ordu İl Kültür ve Turizm Müdürü Uğur Toparlak, 2026 Kültür Yolu Festivali’nin Ordu’da gerçekleştirileceğini açıklayarak, temmuz ayının son haftasının hedeflendiğini duyurdu. Festivalin yalnızca şehir merkezinde değil, Ünye ve Fatsa gibi büyük ilçelerde de yapılacağı, Türkiye’nin önde gelen sanatçılarının sahne alacağı, geleneksel tiyatro ve köy oyunlarının da programda yer alacağı belirtildi.
Yetkililer, bu organizasyonun Ordu’nun turizmine ve ekonomisine önemli katkı sağlayacağını ifade ediyor. Ancak Ordu halkı için asıl soru şu: Bu tür festivaller gerçekten Ordu’nun sorunlarına çözüm mü üretiyor, yoksa geçici bir görsel şölen mi sunuyor?
Festival Var, Peki Kalıcı Kazanım Nerede?
Ordu, yıllardır Perşembe Yaylası, Çambaşı, Aybastı, Akkuş gibi ilçelerde düzenlenen yaz ve kış festivalleriyle anılıyor. Ancak bu etkinliklerin ardından kentte kalıcı turizm yatırımlarının artıp artmadığı, esnafın gelirinin sürdürülebilir şekilde yükselip yükselmediği, gençlere yeni istihdam alanları açılıp açılmadığı hâlâ netlik kazanmış değil.
Festival haftasında oteller doluyor, sahil ve yaylalar hareketleniyor, esnaf kısa süreli bir canlılık yaşıyor. Ancak etkinlikler sona erdiğinde Ordu yine aynı sorunlarla baş başa kalıyor: yetersiz turizm planlaması, ulaşım problemleri, konaklama kapasitesinin sınırlılığı, genç işsizlik ve kırsal ilçelerdeki ekonomik durgunluk.
Kültür mü, Gösteri mi?
Kültür Yolu Festivali, adından da anlaşılacağı gibi “kültür” odaklı bir organizasyon olmalı. Ancak son yıllarda bu tür festivallerin daha çok büyük konserler, ünlü sanatçılar ve yüksek bütçeli sahne organizasyonları üzerinden yürütüldüğü görülüyor.
Elbette kültür ve sanat desteklenmeli. Ancak Ordu’nun tarihi, yayla yaşamı, fındık üreticisinin emeği, Karadeniz’in folkloru, yöresel sanatçılar ve yerel üreticiler bu organizasyonların merkezinde yeterince yer alıyor mu? Yoksa festivaller birkaç gün süren sahne şovlarından mı ibaret kalıyor?
Ekonomik Krizde Festival Kime Yarar?
Türkiye genelinde artan hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve alım gücündeki düşüş vatandaşın temel ihtiyaçlara ulaşmasını bile zorlaştırırken, milyonlarca liralık festival bütçeleri kamuoyunda doğal olarak sorgulanıyor.
Bu organizasyonlar yerel esnafa mı kazandırıyor, yoksa büyük organizasyon firmalarına mı? Ordu’nun küçük işletmeleri bu pastadan ne kadar pay alıyor? Kırsal ilçelerde yaşayan vatandaş bu ekonomik hareketten gerçekten fayda görebiliyor mu?
Festival ekonomisi çoğu zaman belli alanlarda yoğunlaşıyor. Oysa gerçek turizm politikası, yılın 12 ayına yayılan ve kalıcı gelir sağlayan bir sistemle mümkün olabilir.
Festivalle Birlikte Sorunlar da Konuşulmalı
Eğer Kültür Yolu Festivali Ordu için bir fırsat olacaksa, bu sadece konser takvimiyle sınırlı kalmamalı. Bu organizasyon; Ordu’nun turizm sorunlarını gündeme taşımalı, altyapı eksiklerini görünür kılmalı, ulaşım ve konaklama yatırımlarını teşvik etmeli, gençlere yönelik kültürel ve mesleki projeler üretmeli, yerel sanatçıları ve üreticileri öne çıkarmalıdır.
Aksi halde festival, fotoğraf karelerinde güzel görünen ama şehir hafızasında kalıcı iz bırakmayan bir etkinlik olmaktan öteye geçemez.
Ordu Daha Fazlasını Hak Ediyor
Ordu, sadece yaz aylarında hatırlanan bir turizm şehri olmamalı. Kültür, sanat ve turizm politikaları; planlı, şeffaf, yerel halkı önceleyen ve ekonomik faydayı tabana yayan bir anlayışla yürütülmelidir.
Kültür Yolu Festivali Ordu için bir fırsat olabilir. Ancak bu fırsatın gerçek bir kazanıma dönüşmesi için organizasyonların sadece sahne kurmakla sınırlı kalmaması gerekiyor.
Ordu’nun beklentisi açık: Geçici şovlar değil, kalıcı çözümler.

Yorum Yazın