Orduspor 1967 A.Ş.’de yaşanan Hakan Çinemre belirsizliği, yalnızca bir futbolcunun durumu olarak değil, Türk futbolunun özellikle alt liglerinde uzun süredir konuşulan yapısal bir sorunun yeni bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Ordu Yorum internet sitesinde yer alan habere göre; Orduspor 1967 A.Ş. ile Haziran 2028’e kadar sözleşmesi bulunan, sezonun ilk yarısında takım kaptanlığı da yapan Hakan Çinemre, Fatsa Belediyespor maçının ardından Pazarspor karşılaşmasının kadrosunda yer almadı. Tecrübeli futbolcunun yalnızca maç kadrosunda değil, tribünde dahi bulunmaması ve antrenmanlara katılmadığının öğrenilmesi, kulüp çevresinde soru işaretlerini artırdı.
Kulüp yönetimi ya da futbolcu cephesinden konuya ilişkin resmî bir açıklama yapılmaması, belirsizliği daha da derinleştirdi. Alt Liglerde Giderek Yaygınlaşan Bir İddia
Bu gelişme, spor kamuoyunda uzun süredir dile getirilen ancak çoğu zaman açıkça tartışılmayan bir iddiayı yeniden gündeme taşıdı:
Alt liglerde bazı futbolcuların bireysel değil, grup hâlinde hareket ederek kulüpleri zor durumda bıraktığı öne sürülüyor.
.
- Kulüp yöneticileri ve teknik çevrelerin saha içi gözlemlerine göre;
- Bazı futbolcular benzer zamanlarda rapor alıyor
- Antrenman ve maç süreçlerinden uzak kalıyor
- Sözleşme güvencesi nedeniyle kulüpler yaptırım uygulamakta zorlanıyor
- Bu durum özellikle hedefi olan, üst sıralar için mücadele eden takımlarda ciddi sportif ve ekonomik kırılmalara yol açıyor.
- Kulüpler Sahada Mücadele Ediyor, Masada Kilitleniyor
.
Alt lig kulüpleri sınırlı bütçelerle ayakta kalmaya çalışırken; sahada olmayan ancak sözleşmesi devam eden futbolcular, kadro planlamasını ve takım içi dengeyi bozuyor. Bu tablo, genç oyuncuların önünü kapatırken, takım içi adalet duygusunu da zedeliyor. Spor çevrelerinde dile getirilen ortak görüş şu yönde: Sorun yalnızca bireysel performans ya da sakatlık değil, rapor alma hakkının alışkanlığa dönüşmesi.
Spor Ahlakı Tartışması
Sağlık raporu almak her futbolcunun yasal hakkı. Ancak bu hakkın sistematik ve eş zamanlı şekilde kullanılması, spor ahlakı açısından ciddi bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Profesyonel futbolun yalnızca sözleşmeden ibaret olmadığı, sorumluluk, şeffaflık ve mücadele gerektirdiği vurgulanırken; Orduspor 1967 örneğiyle birlikte alt lig futbolunda bu konunun artık kulislerde değil, kamuoyu önünde konuşulması gerektiği ifade ediliyor.
Cevap Bekleyen Soru
Alt liglerde kulüpleri zor durumda bırakan bu yapı iddiaları karşısında, futbolun tüm paydaşlarının şu soruya yanıt vermesi bekleniyor: Sözleşme güvencesi, sahadan kopmanın aracı mı olmalı? Bu soru yanıt bulmadan, alt lig futbolunda sağlıklı bir rekabet ortamı oluşturmanın mümkün olmadığı görüşü giderek güçleniyor.
Kaynak:
Ordu Yorum
Yorum Yazın