Ordu’nun tarihi mirasını gözler önüne seren 2 bin 300 yıllık Ana Tanrıça Kibele heykeli, 2016 yılında Kurul Kalesi’nde yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarıldı. Ancak Ordu’da bir arkeoloji müzesinin bulunmaması nedeniyle bu eşsiz eser hâlâ İstanbul’da bir laboratuvarda muhafaza ediliyor. Daha önce müzenin, eski valilik binasının yerine yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen somut bir adım atılmaması, bölge halkı ve tarihseverlerde hayal kırıklığı yarattı.
Tarih ve Kültür Açısından Büyük Öneme Sahip Eserler Çıkarıldı
2016 yılından bu yana yapılan kazılarda yalnızca Kibele heykeli değil, tarih ve kültür açısından büyük öneme sahip birçok eser ortaya çıkarıldı:
- Bereket tanrısı Dionysos’un protomları,
- Apollon ve Pan figürleri,
- Bronz Herme ve kartal figürü,
- Keçi biçimli kaplar,
- Onyx taşından yapılmış kadın kolyesi,
- Pişmiş topraktan kandiller ve testiler,
- Bronz kapı anahtarları ve savaş aletleri,
- Sarmaşık bezemeli boğa ritonu gibi eşsiz buluntular.
Ayrıca, Fatsa’daki Aziz Konstantin ve Helana Manastırı’nda açığa çıkarılan 5-6. yüzyıla tarihlendirilen in-situ zemin mozaiği, Ordu’nun Bizans dönemi tarihine ışık tutarak bölgenin zengin tarihini tamamlıyor.
8 Yıl Geçti Hala Ordu'da Sergilenmiyor
Ana Tanrıça Kibele heykelinin bulunmasının üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen, Ordu’da bir arkeoloji müzesi bulunmadığı için eser hâlâ kendi topraklarında sergilenemiyor. Bu durum, Ordu’nun kültürel zenginliklerinin turizm ve tanıtım potansiyelini sınırlıyor. Daha önce, eski valilik binasının bulunduğu alana bir arkeoloji müzesi yapılacağı açıklansa da, bu konuda henüz somut bir ilerleme sağlanmadı.
Ordulular Müzesini İstiyor
Ordu’nun zengin tarihine ışık tutan bu eşsiz eserlerin sergilenmesi için bir arkeoloji müzesi kurulması elzem bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Ana Tanrıça Kibele heykeli ve diğer tarihi buluntular, yalnızca Ordu için değil, ülkemizin kültürel mirası açısından da büyük bir öneme sahip. Halk, bu mirası koruyacak ve geleceğe taşıyacak müzenin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyor.

Yorum Yazın