Bu çok uluslu inovasyonların uygulamaya dönüşmesinin arkasında ise Çin’in güçlü sanayi ve tedarik zinciri desteği bulunuyor.
Tedarik zinciri iş birliğine odaklanan dünyanın ilk ulusal düzeydeki fuarı olma özelliğini taşıyan etkinlik, bu yıl 85 ülke ve bölgeden bin 200’den fazla şirketi ağırladı. Katılımcı sayısı tarihi rekor seviyeye ulaşırken, yabancı katılımcıların oranı yüzde 36,5’e yükseldi. Fortune Global 500 şirketleri ile sektör lideri firmaların oranı ise yüzde 65’i aştı.
Dikkat çeken bir diğer gelişme de 115 yerli ve yabancı şirket ile kurumun şimdiden gelecek yılki fuara katılım için kayıt yaptırması oldu. Bu sayı geçen yıla göre yüzde 12,7 artarken, fuarın küresel tedarik zincirindeki cazibesinin giderek arttığını gösterdi.
Bu yılki fuar, “akıllı teknoloji” ve “yenilik” içeriğiyle de öne çıktı. Etkinlik alanında insansı robotlar yoğun ilgi görürken, “dijital teknoloji zinciri” konsepti “dijital ve akıllı teknoloji zinciri” olarak güncellendi. Ayrıca ilk kez yapay zekâ özel bölgesi oluşturuldu, yenilikçi zincir sergi alanı da genişletildi. Bu düzenlemeler, Çin’in küresel dijital ve akıllı endüstri iş birliğini derinleştirme kararlılığını ortaya koydu.
Fuar kapsamında yayımlanan “Küresel Tedarik Zinciri Teşvik Raporu”na göre, 2018-2025 döneminde küresel tedarik zinciri teşvik, bağlantı, inovasyon ve dayanıklılık endekslerinde düzenli bir artış eğilimi gözlendi. Raporda, Çin’in küresel tedarik zinciri iş birliğine sürekli yeni fırsatlar sunduğu vurgulandı.
Bu yılki fuarın kapsamı ve elde edilen somut sonuçlar, küresel sınamalar karşısında iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koydu. Küresel endüstriyel dönüşüm ve gelişim, Çin’in güçlü sanayi ve tedarik zinciri desteğinden bağımsız düşünülemez.
Küçük bir rujdan büyük bir otomobile kadar, tedarik zincirinin halkaları birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Süper büyük ölçekli pazar avantajına, eksiksiz ve dayanıklı endüstri sistemine ve sürekli gelişen inovasyon kapasitesine dayanan “Çin Zinciri”, canlılığını ortaya koymaya devam ederek dünyaya yeni fırsatlar sunuyor. Bu süreçte “Çin Zinciri”nin inovasyon gücü özellikle dikkat çekiyor.
Siemens Healthineers’in Çin Pazarı Direktörü Wang Hao, Çin’in inovasyon gücünün şirketin küresel Ar-Ge planlamasını derinden etkilediğini ve birçok öncü ürünlerinde Çinli Ar-Ge ekiplerinin temel teknolojilerinin yer aldığını belirtti. L’Oréal Kuzey Asya ve Çin Operasyonlarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Marc-Antoine Poulle ise yapay zekânın Suzhou’daki fabrikalarında, ambalaj inovasyon merkezinde ve operasyon merkezinde uygulanmaya başlamasıyla şirketin daha esnek, daha güvenli ve daha çevre dostu bir akıllı tedarik zinciri kurduğunu söyledi. Poulle, bu sürecin arkasında birçok Çinli şirketin teknolojik desteğinin bulunduğunu kaydetti.
Küresel kalkınma açısından bakıldığında, korumacılığın yükseldiği ve jeopolitik gerilimlerin sıklaştığı bir ortamda “Çin Zinciri”, küresel tedarik zincirinin istikrarının korunmasına değerli bir öngörülebilirlik sunuyor. Birçok uluslararası şirketin yöneticisi, “Çin Zinciri”nin geleceğe yönelik kaçınılmaz bir seçenek olduğunu ve her yıl CISCE’ye katılmak istediklerini dile getirdi.
4. CISCE başarıyla sona ererken, küresel sanayi iş birliğinin hikâyesi sürüyor. İnovasyona ve akıllı dönüşüme yönelen “Çin Zinciri”, küresel tedarik zinciri sistemine daha etkin şekilde entegre olacak, küresel endüstri iş birliğine istikrar ve kesinlik kazandıracak ve tüm ülkelerin ortak bir gelecek için dünyayı birleştirmesine katkı sağlayacaktır.

Yorum Yazın