63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bu yıl oluşturduğu “Kökler, Işık ve Kamera” adlı özel bölümle İran, Lübnan, Ukrayna ve Filistin’den sinemacıların eserlerine yer verdi. Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu’nda gerçekleştirilen gösterimlerin ardından ise film ekipleri seyircilerin sorularını cevapladı.
Annemarie Yasir’in yönettiği ve oyuncularından Yasmin El-Masrî’nin de festivalde Uluslararası Jüri üyesi olduğu “Filistin 36”nın (Palestin 36) çekimlerini Ürdün'e taşımak zorunda kaldıklarını belirten Yasmin El-Masrî filmle ilgili, ''Bu filmi size sunmak benim için sıradan bir gösterimden çok daha öte. Ben asıl sizin neler hissettiğinizi, neler düşündüğünüzü merak ediyorum. Çünkü bu benim hayatım. Dünyayı dolaşıp Filistin 36'yı anlatıyorum, böyle bir dönemde Filistinli olmanın nasıl bir his olduğunu anlatıyorum. Ancak buraya gelmeniz ve bu filmi izlemek istemeniz benim için dünyalara bedel. Size çok minnettarım, aranızda bulunmaktan onur duydum. Teşekkür ederim” açıklamalarını yaptı.
Özel bölüm kapsamında gösterilen bir diğer film ise ''Ne Ses Ne Seda'' oldu. Dünya’da ilk gösterimini Altın Portakal’da yapan “Ne Ses Ne Seda”, İran ile İsrail arasında Haziran 2025’te yaşanan ve 12 Gün Savaşı olarak anılan çatışmalar sırasında Tahran’da Alzheimer hastası anneannesine bakmaya çalışan bir torunun gerçek hikâyesinini konu ediniyor.
Yönetmen Yazdan Tebrizî şunları film hakkında “Hikâyenin büyük bir kısmı gerçekti. Belgeselin nerede bitip kurgunun nerede başlayacağı veya ikisinin birbirine nerelerde, nasıl karışacağına hep film ekibiyle konuşarak karar verildi. Kurguyla gerçeklik arasındaki bulanıklık, bu sebeple filmi çekerken kendi hayatımda da devam etti. Bu film, kadınlara bir saygı duruşudur.” dedi.
Program kapsamında gösterilen filmlerden biri olan “Gün Işığı Ekspresi” (Sunshine Express) ise yönetmen Amirali Nevaî tarafından İran sinemasında çalışırken intihar eden yedi kişiye adandı.
“İki Kere Yaşamak, Üç Kere Ölmek” (Living Twice, Dying Third) filminin gösteriminden sonra film ekibinden Umran Haşimî ile Alirıza Haydarî Rad yönetmen Kerim Lakzâde’nin yazılı mesajını paylaştı. Lakzade mesajda, film yapım sürecinde ekibin birden fazla görevi üstlendiğine ve başörtüsü sorununa değinerek, ''Başörtüsü meselesi de bir başka örnek. İran'daki yetkililerden bu tarz bir film için film yapım izni alamıyoruz çünkü kadınların başörtüsüz göründüğü bir film yapmamıza izin vermezler. Ama bu bizim yaşam tarzımız değil ve kendi hayatlarımızın veya hikâyelerimizin dünyasında yaşayan insanların hayatlarının gerçekliğini yansıtmıyor. Bu yüzden filmi bağımsız, gizli ve başörtüsüz yapmaya karar verdik. Bu, tasvir etmek istediğimiz gerçekliğe sadık kalma yöntemimizdi.” dedi.
Son olarak Gazze’yi çocukların gözünden anlatan bir yapım olan “Melekler Diyarı” (The Land of Angels) gösterildi. Filmin yapımcısı İlahe Nevbaht ise filmle alakalı, ''Biz konuyu askerî ya da politik bir çerçeveden değil doğrudan çocukların dünyasından ve tamamen insanî bir açıdan ele almayı amaçladık.'' ifadesini kullandı. Ayrıca filmin İran’ın OSCAR adayı olmasının planlandığını ifade etti.
Kökler, Işık ve Kamera bölümü kapsamında uzun metrajlı filmlerin yanı sıra kısa film gösterimleri de yapıldı.

Yorum Yazın