Fındık fiyatları son durum - Fındık bugün kaç lira, ne kadar oldu? - Fındık borsası Giresun, Ordu, Düzce Sakarya

Fındık fiyatları üreticiyi üzdü. Fındık fiyatları bu yıl beklenenin altında kaldı. Yetkililer, fındık fiyatları nedeniyle üreticiden panik yapmamalarını istedi. Fiyatlardaki düşüşe, üretici de ürünü elinde tutarak cevap verdi. Peki bugün fındık fiyatları ne kadar oldu, fındık borsasında son durum ne? Sakarya, Düzce, Giresun ve Ordu'da fındık fiyatları ile ilgili son durumu öğrenmek için aşağıdaki ilgili linkleri tıklayınız...

Fındık fiyatları son durum - Fındık bugün kaç lira, ne kadar oldu? - Fındık borsası Giresun, Ordu, Düzce Sakarya
  • 15 Ocak 2016, Cuma 15:29
Fındık fiyatları üreticiyi üzdü. Fındık fiyatları bu yıl beklenenin altında kaldı. Yetkililer, fındık fiyatları nedeniyle üreticiden panik yapmamalarını istedi. Fiyatlardaki düşüşe, üretici de ürünü elinde tutarak cevap verdi. Peki bugün fındık fiyatları ne kadar oldu, fındık borsasında son durum ne? SakaryaDüzce,Giresun ve Ordu'da fındık fiyatları ile ilgili son durumu öğrenmek için aşağıdaki ilgili linkleri tıklayınız...
 
ORDU FINDIK FİYATLARI İÇİN TIKLAYINIZ
Fındık üreticisine uyarı: Panik yapmayın
TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Soydan "Elinde yüksek miktarda fındık bulunan üretici, mağdur durumda. Fiyatlar, maliyetin altına doğru iniyor. Fiyatlar üreticilerimizin kabul ettiği ve kazanabilecekleri seviyeyi bulacaktır. Üreticilerimiz beklesinler ve panik yapmasınlar" dedi.
 
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Ordu Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Arslan Soydan, elinde yüksek miktarda fındık bulunan üreticinin, mağdur durumda olduğunu belirterek, "Fiyatlar, maliyetin altına doğru iniyor" dedi.
 
Soydan, yeni yılla birlikte fındık fiyatlarında yükselme beklediklerini ancak beklenmedik şekilde fiyatlarda düşüş yaşandığına dikkati çekti.
 
Fındık fiyatının her gün düştüğünü ifade eden Soydan, "Fındıkta fiyat, 10,50 lira seviyelerine kadar indi. Bu durum bizi tedirgin ediyor. Elinde yüksek miktarda fındık bulunan üretici, mağdur durumda. Fiyatlar, maliyetin altına doğru iniyor" diye konuştu.
 
Soydan, fındık fiyatının sezona serbest piyasada 11,50 seviyelerinde başladığını anımsatarak, şöyle devam etti:
 
"Sezonun başlangıcından bugüne kadar 4 ay geçti. Bu zaman dilimi sonrasında fındık fiyatı rekor düzeyde düştü. Borsada 10,50 liradan işlem görüyor. Bu gerçekten kabul edilebilir bir fiyat değil. Kimse fındık satışından veya ihracatından memnun olmasın çünkü üretici memnun olmazsa fındığın geleceği tehlike altındadır. Üretimi sağlayacak olan en başta üreticidir. Üretici memnun olmazsa inanın ki fındığın geleceğinde sektör de zarar görecektir."
 
Fiyat konusundaki mücadelelerinin devam edeceğini vurgulayan Soydan, şunları kaydetti:
 
"Üreticilerimiz fındığını elinde bulundurmaya devam etsinler. Bu fiyatlar artık zararına satılan fiyatlardır. Bundan dolayı da üretici, 'eyvah fındık fiyatları çok düştü, elimdeki fındığı çıkarayım' diye bir düşünceye kapılmasınlar. Fiyatlar üreticilerimizin kabul ettiği ve kazanabilecekleri seviyeyi bulacaktır. Üreticilerimiz beklesinler ve panik yapmasınlar. Bu anlamda sabırlı olsunlar. Satılan fındık, zararınadır. İhtiyacı olan vatandaşlarımız, ihtiyacı kadar satsın."
Yılbaşı fındık fiyatlarını etkiledi
Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkan Vekili Özer Akbaşlı, yılbaşından sonra fındık fiyatlarının yeniden şekilleneceğini söyledi.
 
Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkan Vekili Özer Akbaşlı, yılbaşından sonra fındık fiyatlarının yeniden şekilleneceğini söyledi.

Yılbaşı dolayısıyla fındık fiyatlarının durgunlaştığını belirten Keşap Fındık Üreticileri Birliği Başkan Vekili Akbaşlı “Fındık ayı eylül, ekim ve kasım aylarıdır. Aralık’tan itibaren yurt dışında Noel Tatili’ne girilmektedir. Ocak ayından itibaren ise gözler yeni mahsül ürüne çevrilir. Çünkü bahçelerdeki yeni mahsul ürünün göstergesi fiyatların oluşumu açısından çok önemlidir. Veriler iyi görünürse fiyatlar böyle seyreder. Düşük görünürse fiyatlar biraz daha yükselecektir. Ancak bir aylık hava tahmin raporları ise ocak ayının ortalarına kadar hava şartlarının yalancı bahar havasında geçeceğini gösteriyor. Buda fındık ürünün açısından olumsuz bir durumdur” dedi.

Fiyata bağlı meseleden ziyade birime göre üretimin artırılması yönünde çalışma yapılması gerektiğini de ifade eden Akbaşlı “Ne yazık ki verimlilik yönünde çalışmada yol alamıyoruz. Oysaki Doğrudan Gelir Desteği alana bağlı ödemeden ziyade üretimin artırılmasına yönelik bir destek olmalıdır. Bu yönde çalışmalar yapılmalıdır” diye konuştu.
 
ORDU Altınordu Ziraat Odası Başkanı Uğur Cörüt, 2009 yılından itibaren fındık üreticilerine dönüm başına 150 TL ile 170 TL arasındaki 'Fındık Alan Bazlı Gelir Desteği' ödemelerinin fındık bahçelerinin arazi değerini 5- 6 katına çıkardığını söyledi.
 
Cörüt, "Daha önce fındık bahçesinin dönümü 5- 10 bin TL arasında iken, desteklemelerden sonra bugün dönümü 30 - 50 bin TL arasında. Fındığın geçen yıl iyi para etmesi, Alan Bazlı Destekleme'nin devam etmesi, fındık arazi fiyatlarını değerlendirip artırdı" dedi.
 
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından fındık üreticilerine 2009 yılından itibaren dönüm başına 150 TL ile 170 TL arasında Fındıkta Alan Bazlı Destek ödemesi yapılıyor. 6 yıl aralıksız devam eden destekleme kapsamında fındık üreticilerine ödemeler yapıldı. Ordu'da Alan Bazlı Destek ödemesinin başladığı 2009 yılında desteklemeden faydalanan 98 bin 18 üretici 158 bin 627 hektarlık alanda fındık üretirken, geçen yıl itibariyle üretici sayısı 119 bin 820'ye, fındık üretim alanı ise 166 bin 928 hektar alana çıktı. Yılda yaklaşık 200 bin ton fındık üretimi yapan Ordu, Türkiye'de en fazla fındık üreten il olurken, dünya fındık üretiminin de yüzde 25'ini tek başına karşılıyor.
 
'DESTEK ÖDEMELERİ ÇOK ÖNEMLİ'
Altınordu Ziraat Odası Başkanı Uğur Cörüt fındık fiyatının serbest piyasada bu aralar 11.50 TL civarında olduğunu, geçen yıl fiyatın 20 TL'nin üzerine çıktığını, hem fındığın değer kazanması, hem de destekleme ödemelerinin devam etmesiyle fındık bahçesi arazi fiyatlarının da yükseldiğini belirtti. Uğur Cörüt şunları söyledi:
 
"Bölgemizde fındık bahçelerinin değeri de arttı. Rakıma göre değişiyor bu değer. Rakım azaldıkça bahçelerin dönüm bedelinin fiyatı daha da artıyor. Destek ödemelerinden önce fındık bahçesinin dönümü 5- 10 bin TL arasında giderken, bugün dönümü 30- 50 bin TL arasında değer kazandı. O yüzden Alan Bazlı Gelir Desteği bölgemiz için çok önemli. Bölgemizde ekonomiye de canlılık veriyor. Gelir desteği üreticilerimizin can simidi. Bu ödemeler 3 yıldan 3 yıla kanunlaştırılıyor. Bunun üreticilere ömür boyu devam etmesini istiyoruz. Destek devam ettiği sürece fındık bahçelerinin değeri daha artar, üretici bahçeye sahip çıkar. Kaliteli fındık, bahçelerin bakımıyla elde edilir. Fındık yeşil altın, ülkemizin önemli ihraç ürünü, herkesin aşı, işi, ekmeği."
 
'ÜRETİCİYİ FAİZLE BORÇ ALMAKTAN KURTARDI'
Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Kemal Yılmaz ise, dünya fındık üretiminin yüzde 75'ini Türkiye'nin gerçekleştirdiğini, Ordu'nun da bu üretimde önemli yere sahip olduğunu vurguladı. Alan Bazlı Destek ödemelerinin hem fındık üreticisini tüccardan borç para almaktan kurtardığını, hem de üreticinin bahçesine daha fazla önem verip, değerine değer kattığını kaydeden Yılmaz şöyle devam etti:
 
"Bakanlığımız 2009'dan itibaren fındık üreticilerine Alan Bazlı Gelir Desteği ödemesi yapıyor. 119 bin 820 fındık üreticimize 6 yıl boyunca 1.5 milyar TL'yi aşkın ödeme yapıldı. Geçen yıl sonu itibariyle bu desteklemeler sona ermişti. Üreticilerin yoğun talebi üzerine süre uzatıldı. 2015 yılı için üreticilere 170 TL dönüm başına destekleme yapılacak. Hem fındığın para etmesi, hem de desteklemenin olması bahçeleri daha değerli hale getirdi. Özellikle bahçelerinde üreticilerimiz özenle çalışmaya başladı. Artık bize 'hangi gübreyi atalım, hangi ilacı kullanalım' diye daha çok soruyorlar. Biz de üreticilerimize sürekli eğitimler veriyoruz. Her ilçede örnek fındık bahçeleri oluşturduk. Budama, fındıkta zarar veren hastalıklarla mücadele gibi konularda eğitim veriyoruz. Bu destek ödemeleri üreticiyi tüccarın elinden de kurtardı. Üreticilerin Mart- Nisan döneminde faizle borç para alma durumu ortadan kalktı. Gübre ve ilaç alması gerekiyordu o aylarda, destekleme parası yattığı için artık parası oluyor."
 
Fındık İhracatçıları Yeni Pazar Arıyor
Siyasi istikrarsızlık ve iç savaş yaşanan ülkelere fındık satışındaki düşüş, ihracatçıları yeni pazar arayışına yöneltti.
 
Siyasi istikrarsızlık ve iç savaş yaşanan ülkelere fındık satışındaki düşüş, ihracatçıları yeni pazar arayışına yöneltti.
 
Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KFMİB) ve Fındık Tanıtım Grubu (FTG) Yönetim Kurulu Başkanı Edip Sevinç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin fındık ihracatı yaptığı ülke sayısının her sezonda arttığını ancak bazı Arap ülkelerine ihracatta gerileme olduğunu söyledi. 
 
Fındık ihraç edilen ülke sayısının 120'e ulaştığını ifade eden Sevinç, iç savaş halinde olan veya siyasi istikrarın bulunmadığı ülkelere gerçekleştirilen fındık ihracatında ise ciddi düşüş yaşandığını belirtti.
 
Türkiye'nin fındık pazarlarının başında Arap ülkelerinin olduğunu vurgulayan Sevinç, "Arap pazarlarına yaptığımız fındık ihracatında gerileme var. Savaş olan ülkelere şu anda giremiyoruz. Bu da ister istemez ihracat rakamlarımıza yansıyor. Son yıllarda ihracatımız bazı Arap ülkelerine yüzde 25 ila yüzde 50 azaldı" dedi.  
 
Sevinç, Suriye ve Irak gibi ülkelerin, Türkiye'nin geleneksel pazarları olduğuna işaret ederek, "Bu ülkelere yaptığımız ihracat yok denecek kadar azaldı. Aynı zamanda Libya, Mısır, Cezayir gibi ülkelere de olan fındık ihracatımız ciddi manada azaldı. Daha da azalabileceğini düşünüyoruz" diye konuştu. 
 
Bu ülkelerde lojistik imkanlarının güvenli olmamasından dolayı Türk fındık ihracatçısının sorun yaşadığımı anlatan Sevinç, "Sonuçta ortada bir savaş var. Savaş olan ülkelerde de güvenlik sorunu vardır. Aynı şekilde bu ülkelerin savaş ekonomisi çerçevesinde ödemelerine biz de güvenemediğimiz için ticaret yavaşlamak zorunda kaldı. Yaşanan bu olaylar doğal olarak ihracatımıza sekte vurmuş durumda" ifadesini kullandı. 
 
"İhracatçılar yeni pazar arayışında
Sevinç, ihracatın azaldığı pazarların gelişmekte olan pazarlar olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
 
"Bu ülkelerden beklentilerimiz çok yüksekti. Arap ülkeleri pazarına çok güveniyorduk ama yaşanan olumsuzluklar bizi de hayal kırıklığına uğrattı. Libya, Mısır, Cezayir, Suriye ve Irak önemli pazarlarımızdı ama yaşanan iç savaş ve siyasi istikrarsızlık fındık ihracatımızın azalmasına neden oldu. Temennimiz ve beklentilerimiz bir an önce bu ülkelere ihracatımızın yeniden artmasıdır ancak fındık ihracatçıları olarak yeni pazar arayışlarımız da sürüyor. Özellikle Fındık Tanıtım Grubu'nun çeşitli ülkelerde düzenlenen fuarlara katılımı arttı. Bu fuarlar sayesinde pazar ağımızın daha da artmasını hedefliyoruz. Hedefimiz 120 olan ülke sayısını daha da yukarılara taşımak. Böylelikle savaş ülkelerine azalan satışları başka ülkelere ihraç ederek rakamlarımızı daha da yukarıya çıkarabiliriz."
 
Avrupa ülkelerindeki pazarlarda ise herhangi bir sorun bulunmadığının altını çizen Sevinç, "Avrupa ülkelerinde bir sorun yok. Buralara olan fındık ihracatımız çok iyi düzeyde. Türkiye'nin en çok fındık ihraç ettiği ülkelerin başında Almanya, İtalya, Fransa, Polonya, Kanada, Avusturya ve Hollanda gibi ülkeler yer almaktadır" dedi.
FINDIĞIN KABUK FİYATI ARTTI
Ordu’da mahalli yakacak olarak kullanılan fındık kabuğu fiyatları, üreticinin fındığını pazara indirmemesi sonucu arttı.
Kış aylarının yaklaşması ile birlikte vatandaşlar yakacak ihtiyacını karşılamak için, oduncu ve kömürcülerde yoğunluk oluşturuyor. Son zamanlarda odun ve kömüre alternatif olarak piyasaya giren fındık kabuğu ise son iki yılda yüksek fiyatlarından satılıyor. Genellikle fırıncılarda kullanılan ve son zamanlarda evlerde de yakılmaya başlanılan fındık kabuğu Ordu’da kilogramı 40 kuruştan alıcı buluyor. Ordu’nun Altınordu ilçesi Bucak Mahallesi’nde kömür ve fındık kabuğu satıcılığı yapan 35 yaşındaki Temel Bakıcı fındık kabuğundaki fiyat artışının fındığın pazara inmemesinden kaynaklandığını söyledi. Fındık kabuğunun son dönemde önemli bir yakacak haline geldiğini ifade eden Bakıcı, Ordu dışında bir çok ile de fındık kabuğu gönderildiğini belirtti.
"KİLOSU 40 KURUŞ"
Fındık kabuğunun geçen yılki fiyatlarla benzerlik gösterdiğini ve fiyatlarda ilerleyen aylarda artış yaşanabileceğini aktaran Bakıcı, "Geçmiş yıllardan bu yana Ordu ve Ordu dışındaki birçok ildeki fırınlara gönderdiğimiz fındık kabuğu artık evlerde de yakılmaya başlandı. Bu sebeple değerlenen bir yakacak oldu. 2014 yılında yaşanan zirai don sebebi ile fındık olmamıştı ve buna bağlı olarak fındık kabuğu fiyatları oldukça yükselmişti. Bu sezon fındık rekoltesi iyi oldu ancak fındık kabuğunun fiyatı yine değişmedi. Fındık kabuğu fiyatlarının değişmemesinde en önemli etki ise üreticinin fındığını pazara indirmemesi oldu. Fındık pazara inmeyince fabrikalarda fındık kabuğu bulunmuyor ve buna bağlı olarak fiyatlar geçen sezon ki ile aynı seviyelerde seyrediyor. Geçen yıl kilosu 50 kuruş olan fındık kabuğu bu yıl da kilosu 40 kuruştan satılıyor. 30-35 kiloluk çuvalların maliyeti ise 18-20 TL arası değişiyor. Kabuk fiyatlarındaki bu artış ilerleyen aylarda daha da yükseleceğe benziyor" dedi.
 
FINDIK ÜRETİCİLERİNE DESTEK
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un 2009'dan beri fındık üreticilerine ödenen alan bazlı destek ödemesinin devam edeceği yönündeki açıklaması üreticileri sevindirdi.
 
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Ordu Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Arslan Soydan, fındık üreticilerinin beklediği müjdeli haberin Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş tarafından verildiğini hatırlattı. 
 
Fındık üreticilerine ödenen alan bazlı gelir desteğinin bu sezon devam edip etmeyeceğinin belli olmadığını belirten Soydan, "Üreticilerimiz bu haberi bekliyordu. Çünkü alan bazlı gelir desteği bölgemiz fındık üreticileri için çok önemli" dedi. 
 
Soydan, bu desteklemenin fındığın hem maliyetine hem de üreticinin giderlerine ve kalitesine yansıdığına işaret ederek, "Hem esnafımız hem de tüm Karadenizli fındık üreticisi alan bazlı gelir desteğinin devam etmesini bekliyordu. Hepimiz adına bu müjde çok iyi oldu" diye konuştu. Bütün fındık üreticileri adına hayırlı olması dileğinde bulunan Soydan, şunları kaydetti:
"Alan bazlı gelir desteği 2009 yılından bu yana ödenen bir destek. Mart aylarında ödeme yapıldığı zaman üreticilerin gübre, bahçe temizliği ve ilaç almasına katkı sağlıyor. Üreticimiz bu destekleme ile gerçek manada nefes alıyor. Bu ödeme hem ekonomiyi canlandırıyor hem de fındığın daha kaliteli üretilmesini sağlıyordu. Artık biz bunu önemli bir devlet desteği olarak görüyoruz. İnşallah bu ödeme önümüzdeki mart ayından itibaren yeniden yapılacak. Bütün üreticilerimizin gözü aydın. Bu anlamda hükümetimize ve bu süreci en başından beri takip eden sayın Genel Başkanımız Şemsi Bayraktar'a çok teşekkür ediyoruz."
 
- Üreticilere 4 milyar 530 milyon lira ödendi 
Soydan, Türkiye'nin önemli tarım ürünleri arasında yer alan fındıkta son 6 yılda üreticilere devlet tarafından alan bazlı gelir desteği kapsamında ilk yıl Türkiye genelinde fındık üreticilerine 720 milyon lira ödeme yapıldığını anlatarak, "2010 yılında bu destek 726 milyon liraya çıkmış. 2011 yılında 730, 2012 yılında 738, 2013 yılında 788 milyon ve 2014 yılında 828 milyon lira destek sağlanmış. Bunları topladığınız zaman ortaya 4 milyar 530 milyon lira gibi çok devasa bir rakam çıkıyor" ifadelerini kullandı. 
 
Soydan, bundan sonraki süreci üreticiler adına takip etmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. 
 
- "2 milyon üretici bu müjdeyi bekliyordu"
Altınordu Ziraat Odası Başkanı Uğur Cörüt ise destekleme müjdesini yaklaşık 2 milyon fındık üreticisinin beklediğini belirterek, şunları söyledi:
"Sonunda bu müjdeyi aldık. Bu müjdenin Hükümet Sözcüsü tarafından verilmesi sevindirici bir olay. Bu destekleme üreticilerimizin adeta can damarıydı. Bu anlamda hükümetimize ve Sayın Numan Kurtulmuş'a çiftçilerimiz adına teşekkür ediyoruz. Bu ödeme üreticilerimizin olmazsa olmazıydı. Çünkü üreticilerimiz bu parayla bağını bahçesinin bakımını yapıyordu. Daha kaliteli ürün elde etmek için bahçesinin verimini artırmaya çalışıyordu. Her şeyden önemlisi üreticimizin cebine sıcak para giriyor bu da direkt olarak başka esnafa yansıyordu."
 
Cörüt, fındığın Türkiye'ye ihracat geliri kazandıran önemli tarım ürünlerinden biri olduğuna dikkati çekti.
 
- Üreticilerin yüzü güldü 
Öte yandan, destekleme ödemesinin devam etmesi üreticileri memnun etti.
Perşembe ilçesine bağlı Bekirli Mahallesi'ndeki fındık üreticilerinden Mustafa Çaylak, "2009 yılından bu yana aldığımız destekleme ciddi anlamda ihtiyaçlarımızı karşılıyordu. Şimdi yeniden devam etmesi kararlaştırılmış. Çok mutluyuz. Üreticilerin yanında olan herkese teşekkür ederiz" dedi. 
İsmail Kütük de günlerdir bu müjdeyi beklediklerini dile getirerek, "Hükümetimize çok teşekkür ederiz. Herkesten Allah razı olsun" diye konuştu. 
 
BİR AVUÇ FINDIK SAĞLIĞA İYİ GELİYOR
Tansiyon hastaları; içerdikleri tuz nedeni ile simit, poğaça ve kuru pasta gibi seçenekleri ara öğünlerde tercih etmemelidir. Bir meyve veya bir avuç fındık, en sağlıklı atıştırmalıklardandır
Ülkemizde 15 milyon yüksek tansiyon hastası var ve bu hastaların ne yazık ki yarısı hastalıklarının farkında değil. Farkında olanların da yarısının kan basıncı kontrol altında değildir. Yetişkinlerin en sık karşılaştığı kronik hastalıkların başında gelen hipertansiyonla dünyada yaklaşık olarak 1.5 milyar, ülkemizde ise 15 milyon kişi mücadele ediyor. Liv Hospital Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tekin Akpolat, birçok kişinin yaşamını etkileyen hipertansiyonun nedenleri ve yol açtığı hastalıklar hakkında bilgiler verirken, tedavi yöntemleri konusunda da ipuçlarını paylaşıyor. 
 
Stres, yüksek tansiyona yol açar mı? 
Stres, ani kan basıncı yükselmelerine neden olur ve strese bağlı kan basıncı yükselmesi genellikle geçicidir. Stresin kalıcı hipertansiyona yol açtığına dair delil yoktur ancak bazı hastalarda kan basıncı yükselmesine katkıda bulunur. Stres azaltılınca kan basıncı kontrolü kolaylaşır. Hipertansiyon, stres ile ilişkili olsa bile tedavi edilmelidir. 
 
HAREKETSİZLİK ETKİLER 
İş yaşantısı kan basıncını nasıl etkiler?
Uzun çalışma saatleri, masa başı çalışma düzeni ve düzensiz beslenme tansiyonu olumsuz etkiler. Bunlara ek olarak çalışma hayatının stresi de göz önüne alındığında çalışanlar hipertansiyon ve hipertansiyona bağlı sorunlar için risk altındadır. Zamanın kısıtlı olması hareketi azaltır. İş yemekleri ve uzun süren toplantılar beslenme düzenini daha da bozar. Kişinin kendisine zaman ayıramaması tedavinin de aksamasına neden olabilir. En büyük zorluklardan biri dışarıdan yiyecek tüketmektir. Ancak bilinçli ve planlı bir yaklaşımla dışarıda yemek tüketmek tansiyona olan olumsuz etkileri en aza indirger. Hipertansiyondan kaçınmak için tuzu az kullanmak, ara öğünleri atlamamak ve doğru lokantaları seçmek önemlidir. Ülkemiz, dünyada en çok tuz tüketen ülkelerden birisidir. 
 
İş yerinde atıştırmalık/ara öğün seçerken neler yapılabilir? 
Tuz açısından zengin gıdaların tüketiminden kaçınmak gerekir. Ara öğünlerde simit, poğaça, kuru pasta gibi seçenekler tuz nedeni ile tercih edilmemelidir. Evden çıkarken yanımıza bir meyve veya bir avuç fındık almak en sağlıklı seçenekler olabilir. 
 
TEDAVİ ÜÇ AŞAMADAN OLUŞUR 
Hipertansiyon nasıl tedavi edilir? 
Hipertansiyon tedavisi üç aşamadan oluşur; hipertansiyona yol açan hastalığın tedavi edilmesi, ilaç uygulaması, yaşam düzeninde değişikliğe gitmek. Tuz alımının kısıtlanması, fazla kiloların verilmesi, fiziksel aktivitenin artırılması, sigaranın bırakılması ve alkolün belli düzeyde tutulması başlıca yaşam düzeni değişiklikleridir. 
 
Tansiyonu kontrol altına almak için neler yapılabilir? 
Tansiyonu kontrol altına almak; sağlıklı bir hasta-hekim ilişkisi, hipertansiyon hakkında yeterli ve doğru bilgiye sahip olmak ve iş yaşantısı içerisinde hipertansiyon tedavisinde gerekli olan yaşam düzeni değişikliklerini gerçekleştirerek mümkün olur. 
Sofradan tuzluğu kaldırın tuzlu peyniri suda bekletin
 
SOFRADAN TUZLUĞU KALDIRIN
Tuzsuz ekmeğe geçin, ekmeği azaltın. 
Tuza alternatifleri deneyin. 
Evde yemekleri az tuzlu ya da tuzsuz pişirin. 
Kahvaltıya dikkat! Kahvaltıda tüketilen peynir, zeytin, sucuk, salam, sosis, ekmek, simit, poğaça önemli tuz kaynaklarıdır. Bazı tür peynirlerin içindeki tuz miktarı deniz suyundan fazla olabilir. Günümüzde peynir ve zeytinde daha az tuzlu seçenekler vardır, az tuzlu seçeneklerin içinde bile gereğinden fazla tuz olabilir. Suda bekleterek peynirin içindeki tuz daha da azaltılabilir. Tuzsuz lor peyniri iyi bir alternatif olabilir. Herkes kendine en uygun kahvaltı şeklini hem tuz, hem kilo açısından bulmalıdır. 
 
Hamur işlerini azaltın. Hastalar, 'Tuzluk kullanmıyorum, ekmek de yemiyorum, yemeğim de az tuzlu' diye düşünerek tuzu azalttıklarını düşünebilirler. Makarna, erişte, mantı, pizza, simit, poğaça, börek, kuru pasta, yaş pasta gibi hamur işleri de önemli tuz kaynağı olabilir. 
 
Tuzdan zengin gıdalardan uzak durun. Genel olarak işlenmiş etler (sucuk, pastırma, sosis, salam, jambon), galeta unu, kraker, mısır gevreği, patlamış mısır, cips, hazır çorba, et suyu tableti, hazır yufka, tatlı bisküviler, kekler, salça, ayçiçeği çekirdeği, tuzlu fıstık çok tuz içerir. 
 
Ara öğünler önemlidir. Ara öğünler sadece kilo vermek için değil tuz kontrolü için de önemlidir. Kolaylıkla ulaşılabilen tuzlu kurabiye gibi hamur işleri çok önemli tuz kaynağıdır. Evden çıkarken yanımıza bir meyve koymak, tuzsuz kuruyemiş bulundurmak, fındık, ceviz, haşlanmış yumurta almak güzel seçenekler olabilir. 
 
Alışkanlıklarınızı değiştirin. Tuzla ilgili alışkanlıkların değiştirilmesinde en önemli problemlerden birisi bazı gıdaların içinde tuz olmasına rağmen diğer tatlandırıcılar (genellikle yağ ve şeker) nedeni ile tuz tadını alamamak, miktarını anlayamamaktır. Üstelik gıdaların üzerinde (hazır olsa bile) içindeki tuz miktarını belirten bilgi oldukça sınırlıdır (özellikle ülkemizde). Bu nedenle bilmediğimiz gıdaların içerdiği tuz miktarını öğrenmek için çaba göstermemiz gerekebilir. 
 
KAN BASINCINI KONTROL ALTINA ALMAYA ENGEL OLAN DURUMLAR NELERDİR?
İlaç kullanmaktan kaçınma. 
İlacın yan etkilerini doktorla paylaşmama. 
Kan basıncı kontrol altına alınınca 'Acaba ilaç gerekli mi?' diye denemeler yapma. 
Tansiyon ölçüm aletinin hatalı olması 
Tansiyon ölçmeyi bilmeme. 
Hatalı bitkisel ilaç kullanımı. 
Doktorla konuşmadan ilaç sayısını veya dozunu azaltma. 
Hipertansiyonun nedeninin araştırılmaması. 
Başka bir hastalık nedeni ile kullanılan ilacın kan basıncını yükseltmesi. 
Fazla ekmek yemek (tuzsuz değilse) 
Farkında olmadan aşırı tuz almak. 
Dışarıda yemek yerken özel isteklerde bulunmamak. 
Yüksek tansiyonun belirti vermemesi. 
Durumu (tansiyonun yüksek kalmasını) kabullenmek. 
'Bünyem yüksek tansiyona alışmış' diye düşünmek.
Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
1 Galatasaray 12 8 2 2 13 26
2 Medipol Başakşehir 12 8 2 2 9 26
3 Beşiktaş 12 6 4 2 7 22
4 Kayserispor 12 6 4 2 5 22
5 Fenerbahçe 12 5 5 2 8 20
6 Demir Grup Sivasspor 12 6 1 5 -1 19
7 Bursaspor 12 5 3 4 7 18
8 Göztepe 12 5 3 4 1 18
9 Akhisar Bld. Genç. 12 5 3 4 -1 18
10 Aytemiz Alanyaspor 12 5 2 5 3 17
11 Trabzonspor 12 4 4 4 -3 16
12 Kasımpaşa 12 4 3 5 -1 15
13 Yeni Malatyaspor 12 4 2 6 -4 14
14 Antalyaspor 12 3 4 5 -7 13
15 Atiker Konyaspor 12 3 2 7 -4 11
16 Osmanlıspor FK 12 2 2 8 -9 8
17 Karabükspor 12 2 2 8 -9 8
18 Gençlerbirliği 12 2 2 8 -14 8
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
1 Ümraniyespor 12 7 4 1 10 25
2 MKE Ankaragücü 12 7 3 2 8 24
3 Giresunspor 12 6 5 1 9 23
4 Çaykur Rizespor 12 6 3 3 6 21
5 Vartaş Elazığspor 12 5 3 4 3 18
6 Adanaspor 12 5 3 4 -4 18
7 İstanbulspor 12 5 2 5 1 17
8 Altınordu 12 4 4 4 3 16
9 Gazisehir Gaziantep FK 12 3 6 3 4 15
10 Balıkesirspor 12 5 3 4 3 15
11 Adana Demirspor 12 4 3 5 -1 15
12 Boluspor 12 4 2 6 0 14
13 Samsunspor 12 3 5 4 -1 14
14 Erzurum BB 12 3 4 5 -4 13
15 Eskişehirspor 12 3 5 4 -3 11
16 Denizlispor 12 3 2 7 -8 11
17 Manisaspor 12 4 1 7 -5 4
18 Gaziantepspor 12 1 2 9 -21 2
    Takımlar O G B M Av P
1 Hatayspor 13 10 1 2 15 31
2 Afjet Afyonspor 13 9 3 1 13 30
3 Keçiörengücü 13 9 2 2 26 29
4 Menemen Belediyespor 13 9 2 2 19 29
5 Sivas Belediyespor 13 8 4 1 13 28
6 İnegölspor 13 6 4 3 2 22
7 Sancaktepe Belediyespor 13 5 5 3 6 20
8 Tokatspor 13 5 5 3 -3 20
9 Kastamonuspor 13 6 1 6 3 19
10 Sarıyer 13 5 3 5 0 18
11 Amed Sportif 12 4 4 4 6 16
12 Bodrumspor 13 3 4 6 -6 13
13 Bucaspor 13 3 4 6 -1 10
14 Etimesgut Belediyespor 12 2 4 6 -7 10
15 Eyüpspor 13 2 3 8 -12 9
16 Tuzlaspor 13 2 1 10 -14 7
17 Kocaeli Birlik Spor 13 1 2 10 -19 2
18 Mersin İdmanyurdu 13 1 0 12 -41 0
    Takımlar O G B M Av P
1 Gümüşhanespor 13 8 3 2 16 27
2 Altay 13 8 3 2 11 27
3 Bandırmaspor 13 8 1 4 7 25
4 Sanliurfaspor 13 7 3 3 8 24
5 Kırklarelispor 13 7 3 3 5 24
6 Sakaryaspor 13 6 5 2 8 23
7 Niğde Belediyespor 13 6 4 3 4 22
8 Bugsaşspor 13 6 3 4 4 21
9 Hacettepe Spor 13 5 5 3 6 20
10 Zonguldak Kömürspor 13 5 4 4 -2 19
11 Konya Anadolu Selçukspor 13 4 4 5 -2 16
12 Pendikspor 13 3 5 5 -2 14
13 Fatih Karagümrük 13 4 2 7 -3 14
14 Fethiyespor 13 2 4 7 -10 10
15 Nazilli Belediyespor 13 2 3 8 -14 9
16 Kahramanmaraşspor 13 1 4 8 -14 7
17 Silivrispor 13 1 3 9 -14 6
18 Karşıyaka 13 2 5 6 -8 5

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 23.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 23.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 23.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 23.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 23.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 23.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 23.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 23.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 23.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 23.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 23.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 23.11.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık